Avrupa’da Cinsel Ahlak

avrupa'da cinsel ahlakCinsel ahlakla ilgili veya cinsel yaşam değer yargılarıyla il­gili Avrupa’da önemli olgulardan biri de “Gözdeler, Kibar Fa­hişeler ve Metreslerdir”. Avrupa’da Antik Çağ’dan günümüze gözdeler, kibar fahişeler ve metresler cinsel yaşamda önem­li yer tutarlar. Antik Yunan’da mitolojilerde gördüğümüz gibi cinsel yaşamın tüm sapma ve sapıklıkları yaşanmaktadır. Bu cinsel sapmaların ve serbest cinselliğin o zamanki edebiyata, antik fresk ve heykellere yansıdığını görüyoruz.

Kadınlarda Cinsel Baskı

Bütün bu açıklıklara rağmen aynı günümüzde olduğu gibi antik Yunan’da da ikiyüzlü bir cinsel yaşamı izlemekteyiz. Bu duruma ilk el atan, kadının cinsel yaşamını kontrol al­tında tutmak isteyen devlet adamı Solon olmuştur. Solon Ati­na’da ilk defa ahlaklı ve ahlaksız olarak kabul edilen kadınla­rın dışında resmen tanınan, devlet tarafından mali destek gö­ren ilk genelevi açmıştır. Bu şekilde devlet serbest cinsel ya­şamı bir şekilde kontrol altına almak istemiştir. Bu şekilde ba­zı kadınlar parayla satılarak ahlaksızlık(î) yapmaktan kurtul­muş, yeni bir kadın türü oluşmuştur. Bunların dışındaki ka­dınlar ise toplumun baskısı altına girmeye zorlanmıştır. Ancak tıbbi seksoloji ve toplumsal cinsel bilim açısından baktığımızda toplumlar üstünde kişilerin özellikle kadınla­rın cinsel yaşamı baskı altına alındığında, hangi ekonomik şartlar olursa olsun, her devirde fuhuşun arttığını izlemekte yiz. Batıda özellikle kilise ve devletin baskı yaptığı zamanlar­da fuhuş artmakta ve gizli fuhuş çoğalmaktadır. Antik Yunan’da oğlancılığın, yani pedofili denen cinsel sapmanın da oldukça yaygın olduğunu saptıyoruz. Solon’un genelev kurmasından sonra o zamanlarda buraya gelen ka­dınların güzel sanatlarla, şiirle ilgilenmesi bir moda olmuştu. O zamanlar ev hanımı olan kadınlar okuma yazma öğrenemi­yorlar, evde kapalı kalarak sadece ev işleriyle uğraşıyorlardı. Bu açılan genelevlerde bugünkü genelevlerdeki gibi erkeğin gidip sadece boşalması olayı söz konusu değildi. Antik çağda­ki herkese açık olan evlerin kadınları, söyledikleri güzel şiir­ler için para alıyor görünümündeydiler. Bu kadınlar bu yete­neklere sahip olabilmek için kendilerini geliştirmek duru­mundaydılar. Ve bu kadınlar bu evlere gelen erkeklerle yap­tıkları sohbetler sonucunda kendileriyle cinsel birlikte olmak isteyen erkekler içinden istediklerini seçer duruma gelmişler­di. Yani bunlar bizim bildiğimiz genelev kadınları değildiler. Bu kadınların sanatla ve şiirle ilgilenmeleri onları toplumda­ki diğer kadınlardan daha yüksek bir düzeye getiriyordu. Serbest aşkı yaşayan diğer bir kadın grubu ise müzisyen­ler ve dansçılardı. Bunların da toplumda gözde fahişeler gibi saygın bir yerleri vardı. Bunlara giden erkekler müzik ve dans gösterilerinden sonra belli bir para karşılığı bu kadınlar­la beraber olurlardı. O zamanki kadının toplumdaki bu konu­mu bugünkü değer yargılarıyla herhalde değerlendirilemez.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak.

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>